“ tanecikli toprakla aramıza pek çok katman girer ( her durumda çoktan yerinden edilmiş bir toprak ).
yerle ilişkimiz, kültürel anlamda paradoksaldır: çünkü onu ancak irademiz önünde eğildiği haliyle takdir ederiz. yer yükselip bize direnmeyegörsün, geçirgen, emici, engebeli, düzensiz olmayagörsün – kendi yerli ünvanını, geleneksel yüzeylerini muhafaza etme hakkını iddia etmeyegörsün – mühendislik içgüdülerimiz onu silip yok etmemizi, rasyonel olarak anlaşılabilen düz araziye temel atmamızı söyleyecektir. “
paul carter /the lie of the land