‘gölge oyunu’ gönderdiğin,
hem bu çiçekler yanında mektubun…
yedi başlı ejderha’nın koruduğu mağarada can şişesi
kaf’ın gölgesi, ren’in kıyısı, manş’ın bizle randevusu
kırmızı fener sön!
konuşmaya gerek kalmadı, camdan bakmamı salık vermişsin hem.
yağmur ki nasıl…
kurtuluş barınakta değil…
kurtuluş barınakta değil…
sokak köpekleri bile biliyor, bulutumuz var bizim.
takip ediliyoruz, korkmuyoruz.
istasyonda ayrılıp tiyatro kapısında kesişen yollar
mektup mektup uzayan kollar.
çiçekçi kadınla konuşmuşsun, duydum.
da,
sahneden inerken alkışlayacak mısın beni?
avestamızı öyle noktalayalım diyorum…